29 Ağustos 2015 Cumartesi

Haftanın Önerileri #2


Bir önceki gönderi Haftanın Önerileri #1'di yani bu demek oluyo ki 1 haftadır yeni bir gönderi yayınlamamışım.Hala Reading Slumptayım.*Cry*
Hadi başlayalım.

Kitap Önerisi
Okuyun şu kitabı.. O kadar harika ki...
Reading Slump'tan çıkartabilecek bir kitap.İki Hayat Arasında.
Sabine 2 hayat birden yaşıyor.Gece 12'de bir hayattan diğerine geçiyor.Bir hayatı mükemmelken diğer hayatı berbat ilerliyor.Bu durumdan nefret ederken ona yaşama isteği veren biriyle tanışıyor.Konu karışık biraz ama okurken her şey yerine oturuyor.İlk 100 sayfa konuyu anlayayım derken sıkılmıştım ama sonraki sayfaların nasıl akıp gittiğini anlamadım.Sonunda ağlamanız olası.Tatlı acı denilen bir sonu var.Bana kalsa ya sonunu değiştiririm ya da 2.kitabı eklerim.Keşke seri olsaydı.Çünkü acık uçlu bir sonu var.Ve ben böyle sonlardan nefret ediyorum -_-  Yorumuma burdan ulaşabilirsiniz

Dizi Önerisi
The Walking Dead yani yürüyen ölüler bir drama-korku dizisidir.Bence psikolojide var yani.Karakterler gözümüzün önünde eridi gitti.Zombi kıyametini konu alır.Ve bu konuda en iyilerinden biri.Ben daha 3. sezondayım.En çok Rick ve Darly'yi severim.Adam gibi adamlar.En nefret ettiğimde 2.sezondaki sarışın kadındı.Adını unuttum şimdi.Ama aşırı özgüvenine gıcık olmuştum.Diziden bahsettiğim her arkadaşımda şöyle bir tepki var:"Ay izleyemem ben onu midem bulanır,korkarım." Yani tamam çok masum bir dizi olduğunu kimse iddia etmiyor ama emin olun 1-2 bölümden sonra insan alışıyor.O zombilerin gözlerine bıçak batırdıkları sahneleri hiç mimiksiz izliyorum.

Film Önerisi
Şimdi bu filmi beğenir misiniz bilmem.Ama amaç zaten önermek.Beğenip beğenmemek size kalmış.Ay Prensesini sinemada izlediğimde sanırım ilkokuldaydım.Ve çok hayran kalmıştım.Çıkışında kendime inci kolyeler falan almıştım.Tabi bu filmle ilgili..
Konusunu az çok hatırladığım kadarıyla yazacağım.
Maria babasının ölümüyle birlikte şehirden çok uzakta yaşayan amcasının yanına taşınır.Ama bu evde garip olan bir şeyler vardır.Evde hiç mutfak görmemesine rağmen hep yemeklerle dolu olan bir sofra.Hayal mi gerçek mi olduğunu anlayamadığı tek boynuzlu at.Evin ürkütücü köpeği...Ve evde herkesin sakladığı bir sır olduğunu keşfeden Maria bunu araştırır.Ve kendini bir kehanetin içinde bulur.
Biraz çocuk filmi ama çok akıcı bir film.Böyle kehanetlerle,efsanelerle falan ilgilenirseniz Altın Pusula,Terabithia Köprüsü gibi filmleri sevdiyseniz öneririm.Bak şimdi izleyesim geldi.Kaç kere izlediğimi hatırlamıyorum ama hala sıkılmadan izliyorum.

Müzik Önerisi

Şu sıralar favorim Boy Epic.Vampire Sunrise en sevdiğim şarkılarından.

22 Ağustos 2015 Cumartesi

Haftanın Önerileri #1


Merhaba.. Nasılsınız? Ben çok sevinçliyim.Çünkü tatil 2 hafta uzadı ve açılış tarihi 28 Eylül olarak belirlendi.Harika değil mi? Tabi duyduğuma göre okulların kapanış tarihide 3 hafta uzayacakmış -_- Son haftalar sonuçta diye kendimi avutuyorum.Bu aralar hep blogla ilgilenmek istiyorum ama yazacak hiçbir şeyim yok.Reading Slump'a da girdim zaten :/ Bu yüzden her hafta öneri tarzında bir yazı yazayım dedim.Hani dizi-film-kitap-müzik önerileri..Kaç haftadır aklımda.Ama ben öyle her hafta film izleyen biri değilimdir.Çeşit çeşit dizide izlemem anca 3-4 dizim vardır benim.Bu yüzden hep erteleyip durdum.Şimdide madem sıkıntıdan patlıyorum bi girişeyim şu işe bakalım neler çıkacak ortaya dedim.

Kitap Önerisi
Reading Slump'ta olduğumdan bahsetmiştim.Bu yüzden önceden okuduğum bir kitabı önereceğim.Küller.
Elektromanyetik darbe sonrası tüm dünya kaosa sürüklenir.Elektrikli aletler çalışmaz hale gelir.Bazı insanlar ölür bazı insanlar zombiye dönüşür.Alex,Ellie ve Tom gibilerse tüm bu kargaşanın ortasında hayatta kalmaya çalışır.İlk sayfadan son sayfaya gerilim ve aksiyon dolu bu romanı gerçekten çok beğenmiştim.Zombiler zaten favorim birde üstüne gizem ve sırlar eklenince harika olmuş.2.kitap Gölgeler bende var ama hala okuyamadım.Ayrıntılı yorum için TIKLAYIN!


Dizi Önerisi
İlk izlediğim yabancı diziydi Merlin.Yıllar yıllar önce Cnbc-e de çıkardı.Bizde anneannemle kaçırmadan izlerdik.Belki duymuşsunuzdur Kral Arthur efsanesini.Merlin efsaneyi konu alıyor ama baya değiştirilmiş bir şekilde.Hem ana karakterimiz Arthur değil onun büyücü hizmetkarı Merlin.Yıllar önce diziyi izlemiş ve gözyaşları içinde diziye veda etmiştim.Geçen gün tekrar başladım.2.sezona geçtim bugün.Hala aynı zevki alıyorum.Çok seviyorum bu diziyi yaa.En çokta Arthur ve Merlin'in dostluğunu.Arthur'u canlandıran Bradley James'te benim ilk sevgilim oluyor :D Yalnız uyarayım finali izlemeyin.Aklınızda hep iyi bir dizi olarak kalsın.Finali izlerseniz yeni küfürler öğrenmeniz olası.

Film Önerisi
Ant-Man sinemada izlediğim ilk Marvel sanırım.Ya da değil.Bilmiyorum.Çizgiromanlarını okumadığım ve Marvel alemine çok uzak olduğum için benimki yüzeysel bir yorum olacak.Filmi zevkle izledim.Espriler çoktu ama ben pek gülmedim.Tabi her espriye kahkahalarla gülen insanlar vardı.Diğer filmlere de bir çok gönderme vardı.Bu çok hoşuma gitti.Bazı bölümlerde sıkıldım diyebilirim.Ama yinede verdiğim paraya değdi.Eğlenceli bir film arıyorsanız Ant-Man'i tavsiye ederim.












Müzik Önerisi
Lana'mın yeni şarkısı çıkarda ben önermez miyim. 
High By The Beach  Lana'nın o harika sesiyle sizi uzaklara götürecek.

20 Ağustos 2015 Perşembe

Korku Mimi

Kimse beni Korku Mimi'ne etiketlememiş.Ama ben yinede yapmak istedim.Eğer beni böyle mimlere etiketlerseniz gerçekten çok sevinirim.Yapması eğlenceli oluyor.Tabi bu mim hariç...Bu biraz korkunç O.o
İlk soruyla başlayalım..

1) Geçmişe inip korkularının temelinden başlayalım. Küçükken seni en çok ne korkuturdu?
Tabiki karanlık! Geceleri susadığımda yataktan mutfağa koşarken Usain Bolt'tan bile hızlıyımdır. Birde Kont Olaf var tabi...

2) Peki artık büyüdün ama yine de korktuğun çok şey var. Bu atmosferlerin hangisinde bir gece yarısı yalnız başına kalsaydın daha çok korkardın? 
Terk edilmiş bir evde gecemi geçirmek zorunda kalsaydım çok korkardım.Hep korku filmlerinden geliyor bu korkular .

3) Kabusların hangisini görünce etkisinden çıkmazsın? 
Sevdiğim birinin ölümünü görmek beni çok etkiler.

4) Düşündüğünde seni ne çok gergin hissettirir? 
Ölüm.

5) Yurt dışındasın ve ilk cadılar bayramı deneyimin. Hangi kostümü tercih ederdin? 
Vampir olabilirdim.Yada kötülükler kraliçesi *-*

6) Olmasın tabi ama evine girip seni öldürmek isteyen biri ya da bir şey olsa nereye saklanırdın?
Bu sorunun cevabını düşünmek bile ürkütücü o.o Sanırım mutfağa.Bıçakların yanına.. 

7) Ruhani varlıklar sence aramızdalar mı? 
Evet.

8) Yaşadığın en kötü his nedir? 
Çaresizlik.Her türlü derdin çaresi bulunur ama çaresizliğin bulunmaz.

9) Bir korku filminin olmazsa olmazı nedir sence? 
Siyah-beyaz fotoğraflar tabiki!

10) Hiç doğa üstü olduğunu düşündüğün bir durum oldu mu?
Sanırım oldu.Bilmiyorum.Kafam karışık :/

Bende Kitap Dedikodusu,Siyahsimsiyah Kitap ve Vera'nın Rüya Kitaplığı'nı etiketliyorum.Kolay gelsin :)

8 Ağustos 2015 Cumartesi

HIMYM Final Bölümü Hakkında Düşüncelerim ve Hayalkırıklığım

Bir önceki yazımda How I Met Your Mother'a olan sevgimi anlatmıştım.Yazıma buradan ulaşabilirsiniz.Bu yazımda finalden bahsedeceğim.
FİNALİ İZLEMEYENLER  SAYFAYI KAPATSIN.
Ağır spoiler içerir!!

Final tam bir hayalkırıklığıydı bana göre.Böyle bir diziye kesinlikle yakışmadı.
9.sezon 23.bölüm  Barney ve Robin'in düğün sahnesiyle başlıyor.Hemen ardından Ted'in gruba veda sahnesi geliyor.Veda ederken gözyaşlarımı tutamadım.Hani Lily dedi ya çok gerçek bu diye gerçekten de HIMYM bize gerçek anlamda veda etti.
Sonunda anneyle tanıştılar.9 sezon boyunca beklediğimiz an geldi.




Ve işte olayların kopmaya başladı noktaya geldik.22 bölüm Barney ve Robin'in düğüne hazırlığını izlemişken 23.bölüm boşandıklarını öğrenmek çok saçmaydı.Ardından grubun yavaş yavaş dağılmaya başlaması üzücüydü.

9.Sezon 24.bölüm grubun tekrar bir araya gelmesi ile başlıyor.Tabi Robin dışında.Barney'nin tekrar kızlara asılmasına diyecek şey bulamıyorum.9 sezonda olgunlaştılar derken Barney'nin o kadar şeyin ardından tekrar eski alışkanlıklarına dönmesi yeni Playbook kitabı hazırlaması olmadı.Barney'i kendine getiren bebeği oldu.O da ayrı mesele.Barney'nin sonunun böyle olacağı belliydi gerçi..
Gözyaşlarımı tutamadığım sahne.



Sonunda beklenen sahne geldi.Ted ve Tracey evlendiler.Sonsuza kadar mutlu yaşadılar...Böyle bitmesi gerekmiyor muydu? Ama yook.Tracey öldü ve Ted Robin'ine geri döndü.Annenin ölmesi en büyük hayalkırıklığını yaşattırdı.Dizinin adı "Annenizle Nasıl Tanıştım" ve ilk bölüm Ted'in Robin ile tanışması ile başlıyor.Aslında gerçek daha ilk bölümden gözümüzün önünde.Ama anne Ted'in beklediği yıllardır aradığı kadındı son bölümde aniden öldüğü belirtilip Ted'in Robin'e geri dönmesi hayalkırıklığından başka bir şey değil.
Ve final tıpkı ilk bölümdeki gibi mavi Fransız kornosu ile son buldu.Diziye veda ettik ve içimizde büyük bir boşluk oluştu.Bir daha HIMYM gibi bir dizi gelebileceğini düşünmüyorum.
Finalde beni üzen hayalkırıklığına uğratan şunlardı;

  • Barney ve Robin'in boşanması
  • Robin'in gruptan kopması
  • Barney'nin gayrimeşru bebeği
  • Annenin ölmesi
  • Ted'in Robine geri dönmesi
Ne kadar kızsam da üzülsem de hayatımdaki yeri bambaşka olan bir dizidir.Boşluğunu dolduracak bir dizi düşünemiyorum.




7 Ağustos 2015 Cuma

HIMYM UNUTULMAZ!

Konuya nasıl giriş yapacağımı bulamıyorum.Yazımın konusu How I Met Your Mother.Ve ben nereden başlayacağımı bilmiyorum.Bari en başından başlayayım...
Yıl 2014..Aylardan Haziran-Temmuz-Ağustos'tan biri.Kendime yeni dizi arayışları içerisindeyim.Birçok diziye başlıyor ama birtürlü devamlarını getiremiyorum.Birgün elim How I Met Your Mother'a gitti.O zamana kadar hep olumlu yorumlar duymuştum.Ama bende çok sevilen bir şeyden nefret etmek gibi bir huy olduğundan pekte sıcak bakmıyorum olaya.İlk bölümü izledim sonra 2. sonra 3. ve aradan 1 yıl geçti.Aylardan Temmuz.Şuan aklıma geldi neden son bölümü izlediğim günün tarihini bir kenara not almamışım.Yıkıldım.Neyse konumuza dönelim.Tam 9 sezonu 1 yılda bitirdim.Peki 1 yılda bitirilecek bir dizi mi?HAYIR.Bu benim okul-internet problemlerimden ve birazda üşengeçliğimden kaynaklanıyor.Peki pişman mıyım?Yine hayır.Bir yılda izlemek hem hayatımda daha büyük bir rolleri olmasını sağladı hemde daha fazla zevk aldım.1 haftada bütün bölümleri izleseydim aynı zevki alamazmışım gibi geliyor.Peki bunları yazmamın sebebi ne?1-İçimi dökmek....2 yok.Sadece içimi dökmek için yazıyorum.Okur musunuz bilmem.Tabi yazı bolca fotoğrafta içerir.Daha finali izlemeyenler ya da yeni başlaycak olanlar için söyleyeyim özellikle Anne konusunda spoiler olmayacak.





Her bölüm aynı açılışı kullanırlarsa tabi unutamam.Resmi gördüğüm anda şarkı kulaklarımda yankılanmaya başladı.Dı dı dı dı dı dı dıııı







Abartmadan söylüyorum HIMYM hayatımda izlediğim en harika diziydi.Ben genelde fantastik film ve dizileri daha fazla severim.Ama HIMYM birçok fantastik dizimin önüne geçti.9 sezon boyunca Barney,Ted,Lily,Marshall ve Robin benim ailemden biri gibi oldular.Hiçbir bölümü sıkılarak izlemedim.Zaten bölümler 20 dakikaydı sıkılmaya vakit olmadı.Keşke daha uzun olsaydı.9 sezon değil 119 sezon olsa yine izlerim yine izlerim...


Barney gruptaki en sevdiğim kişi oldu.Grupta kimseyi ayırmak istemiyorum ama hep bi favori olur ya.İşte benim favorim Barney.Adam hayatımda gördüğüm en umursamaz,en gevşek,en komik adamdır.







Robin gruptaki en aklı başında olan karakterdi bana göre.Benimde favori kadın karakterimdir.Çünkü en zor zamanlarda işi şakaya vurmayıp mantıklı düşünüyordu.Ve dobralığı ayrıca eğlenceli biri olması onu sevmemi sağladı.Tabi sevmediğim hareketleri vardı.Mesela kariyerini her şeyin üstünde tutması.Eğer kariyerine bu kadar önem vermeseydi her şey farklı olabilirdi.
Tabi Robin Sparkles ve onun muhteşem şarkılarını unutmamak gerek.


Lily'yi ne kadar sevsemde Marshall'ı terk etmesi beni sinirlendirmişti.Grubun annesi rolündeydi ve her zaman öğütler verirdi.Onun hakkında unutmayacak bir şey varsa o da




Marshall ayrı bir dünya.Mükemmel bir baba ve harika bir eş.Bu adamı da seviyorum ya.


9 sezon Ted'in gerçek aşkını bulması üzerine kurulmuştu.Buldu da.Yoksa bulmadı mı? Finalin kafamızı karıştırdığı anlar.Onun gerçek aşkı kimdi?
Ted'in her gördüğü kıza "o kız" demesi.İlginç fikirleri.Mimarlığa olan aşkı...
Kırmızı çizmeler unutulur  mu?

HIMYM hakkında sevmediğim tek bir şey var.O da Barney-Robin-Ted ilişkisinin sakız gibi uzamasıdır.Aşk üçgeni bu diziye hiç yakışmadı.En kötüsü de bitti denilen aşkın tekrar alevlenlenmesi.İlk başlarda Ted-Robin'i desteklesem de sonradan Barney-Robin daha sevimli gelmeye başladı.Hangisi daha iyi bilinmez.
Ama Robin ve Barney çiftinin dünyadaki en cool çift olduğu kesin.


















Peki Ted-Robin ilişkisi?




Sanırım bunun cevabını finalde öğrendik.


Kesin olan tek birşey varsa o da LilyPad ve Marshmellow dur




Aklımızda yer edinen ve asla unutamayacağımız repliklere de sahiptir.


Final bölümündeki Daddy's Home'da ağladığımı itiraf etmeliyim.

HIMYM aşkımı nasıl anlatacağımı bilmiyorum.Gruptaki herkes ailemden gibi.HIMYM umudu,aşkı,arkadaşlığı,azmi anlatan ve anlatırken hem güldüren hem düşündüren harika bir dizi.İzlerken gülmekten karnıma ağrılar girerdi.Bölümler 20 dakika ama ben hiçbir bölümü 20 dakikada izlememişimdir o 20 dakika 1 saate uzar.Çünkü mimikler,hareketler,espriler öyle iyi ki hep geriye sarıp baştan izleme ihtiyacı hissederdim.
Öyle sahneler var ki hala aklımda.


















































Şarkılar..Telefonuma hepsini yükledim hala da dinlerim.




Sadece güldürmedi ağlattı da.Ben ne filmde ne dizide ne de kitapta ağlayamam.Ama HIMYM beni ağlattı özellikle final bölümünde.Her karakterle birlikte bende ağladım.Birlikte ağladık birlikte güldük.





İkizler UNUTULMAZ!

Barney'nin her fotoğrafta yakışıklı çıkması UNUTULMAZ!

High-Five UNUTULMAZ!

Patrice UNUTULMAZ!



    Slap Bet UNUTULMAZ!

How I Met Your Mother UNUTULMAZ!


Bazen oyuncuları başka dizi ve filmlerde görüyorum.Yok yakıştıramıyorum o role.Onlar benim için hep MacLaren's ta takılıp hep arkadaş olarak kalacaklar.Bir dahaki yazımda finalden ve hayalkırıklığımdan bahsedeceğim.Keşke bitmeseydi.İzlememiş olan varsa izlesin.