8 Aralık 2015 Salı

6.KMBT||Kıyıya Vuran Deniz Kabukları/Hannah Richell-YORUM+ALINTILAR

Hepinize merhaba! Uzun bir süredir pek buralara uğramıyorum.Malum okul ve dersler..Bu hafta sınavlar başlıyor.Kendimi çok eksik hissediyorum :(
Kend dertlerimle sizi boğmaya başlamadan önce konuya geçeyim.Kitap Melezleri olark 6.Tur kitabımız Hannah Rıchell'den Kıyıya Vuran Deniz Kabukları!

Kitap Adı:Kıyıya Vuran Deniz Kabukları
Orjinal Adı:Secrets Of The Tides
Yazarı:Hannah Richell
Yayınevi:Orkinos Yayınları
Goodreads Puanı:3.77

Kalbiniz affetse bile ruhunuz ihaneti unutup yeniden sevmeyi öğrenebilir mi?

Dorset sahilini dalgalarıyla döven fırtınalı bir deniz… Kayaların tepesinde gün ışığında beyaz duvarlarıyla adeta inci gibi parlayan bir çiftlik evi…Clifftops.

Burası Dora'nın bir zamanlar evim dediği yerdir. Şimdi ise Dora sevdiği adamla Londra'da yaşamaktadır ve içinde yeni bir hayat büyümektedir. Ancak on bir sene önce yaşadığı o korkunç olaydan bu yana kendini bir türlü toparlayamıyordur. Dahası kendini bir anne adayı olarak yeterli görmemektedir. 

Daha fazla bu şekilde yaşayamayacağını anlayan Dora, geçmişiyle yüzleşmek için çocukluğunun geçtiği o eve döner. İstediği cevapları annesinden öğrenecektir. Fakat döndüğünde hiçbir şeyin eski masumluğunu korumadığını görecektir. Çünkü her ailede sırlar vardır ve bazıları sonsuza kadar saklanmalıdır…

Kıyıya Vuran Deniz Kabukları, ihanet ve yalanlarla parçalanan bir ailenin umuda tutunuşunu anlatan muhteşem bir roman.

Kitap elime ilk ulaştığında gerek 600 sayfa olmasında gerek konusundan beni pek kendine çekmemişti ancak okumaya başladıktan sonra kitap beni kendine bağladı.Dora genç ve güzel bir kadındır ve hamile olduğunu öğrenir ancak geçmişten gelen korkuları vardır.Ve artık geçmişle yüzleşmek zorundadır.Bu geçmiş ihanetle sırlarla yalanlarla parçalanan bir aileye çıkıyordur.
Sizi etkisinde bırakacak bir roman.600 sayfa olması korkutmasın çünkü akıcı ve büyük puntolara sahip bir kitap.Bu aileyi parçalayan olay ne derseniz?Onu okuyup öğrenin heyecanı kaçmasın ;)

Bana biraz Sarah Jio romanlarını hatırlattı.Bir geçmişe bir şu ana dönmesi ve olayları her aile bireyinin ağzından okumak objektif olmayı ve konuyu daha iyi kavramayı sağlıyor.
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen ben çok başarılı buldum.Akıcı,sizi etkisinde bırakan ve elinizdeki değerleri sorgulamaya itecek bir kitap.

Kitabın başlarında Helen'i çok sevmiştim.Kendime yakın hissetmiştim.Ama ortalara doğru nefret ettirdi kendinden.Hele Cassie...Bencil ve kendini beğenmiş bir kız...
Bu ikisi yüzünden oldu her şey ama benim zavallı Richard ve Dora'ma oldu olan.
Cassie'nin konuştuğu bir bölümde sayfayı yırtıp atmak istedim öyle nefret ediyorum.Ama kitabıma kıyamadım.

Sonu beni şaşırttı açıkçası.Eğer benim düşündüğüm şey olsaydı biraz klişe olabilirdi bu son daha gerçekçi olmuş.

Duygularımı nasıl ifade edeceğimi şaşırdım.Bu kitap sizi duygulandıracak belki ağlatacak.Okuduğunuza değecek ve etkisinden çıkamayacaksınız.

Bize sponsor oldukları için Orkinos Yayınları'na çok teşekkür ederim.Hannah Richell'in Gölgede ki Yıl kitabına da bakmayı düşünüyorum.Çünkü yazarın anlatımın tarzından memnun kaldım.
"Hadi uyu"diye mırıldandı Dan."Geceleri her şey daha kötü görünür."

"O gün, sahilde,sanki Pandora'nın kutusunu açtım ve yaşamlarımıza bir dünya dolusu acının girmesine sebep oldum."

"Hiç bir şey sonsuza dek aynı kalmaz."

"Korkarım ki hayatta hiçbir şeyin garantisi yok.Bunu söylemek bana acı veriyor ama hayatın seni tekrar üzmeyeceğine dair söz veremem.Ama bana cevap ver Dora,ne yapalım,incinmekten korktuğumuz için denemeyi bırakalım mı?Evet,hayat her zaman beklediğimiz gibi devam etmiyor.Evet,bizi incitebiliyor.Bizi adeta yıkıyor,ama iyileşebildiğimizi biliyorum artık.Güçlenebiliriz.En beklenmedik yerlerden mutluluğu bulabiliriz...En beklenmedik insanlarla."

"Korku içinde yaşanmış bir hayat,yarım yaşanmıştır."

"Eğer şu son on yıldır bir şey öğrendiyse,o da hayatın beklenmedik sapmalar ve dönüşlerle dolu olduğuydu,iyi veya kötü."

4 Aralık 2015 Cuma

Tatlı Şeytan-YORUM

Merhaba! Nasılsınız? Ben yorgun ve üşümüş bir şekilde bilgisayarın başına oturdum.Yorumlar birikiyor korkusuyla hemen başladım yorum yazmaya.

Zevk, Günahın Tuzağıdır… On altı yaşındaki, lise öğrencisi Anna Whitt yaşıtlarından biraz farklı bir genç kızdır. Anna, renkler vasıtasıyla insanların duygularını görür, hatta isterse hisseder. Kilometrelerce ötedeki sesleri duyar, kokuları alır. Anna, farklı olduğunu bilir ama "ne" olduğuna dair en ufak bir fikri yoktur. Ta ki gizemli yakışıklı Kaidan Rowe ile tanışana dek. Kaidan, onun da kendisi gibi, iblis soyundan gelen bir Nefil olduğunu açıklayınca Anna'nın önünde karanlık bir dünyanın kapıları aralanır. Kaidan'ın büyüsüne kapılıp bu dünyaya adımını attığında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Hayatı boyunca "iyi bir kız" olan Anna, ya diğer Nefiller gibi iblislere boyun eğip kötülüğe hizmet edecek ya da kaderini baştan yazacaktır…

Sayfa Sayısı: 536
Yayınevi: GO!
Yazarı:Wendy Hıggıns


Sınav haftama böyle güzel bir kitap denk geldiği için mutluyum.Tam kafa dağıtmalık,yormadan sizi başka dünyalara götüren bir kitap.Uzun süredir kitaplığımda okunmayı bekliyordu.Nerden,ne zaman aldım hiç bir fikrim yok.ma iyi ki almışım diyebiliyorum.

Anna,insanların duygularını(aurasını) görebiliyor.Ayrıca 5 duyu organını insanüstü bir şekilde kullanabiliyor.Ancak ne olduğu hakkında bir fikri yok.Bir gün bir partide Kaidan Rowe isimli çok muhteşem bir arkadaşımızla tanışıyor ve tabi ki hikaye oradan sonra başlıyor.Çünkü Kaidan aradığı cevapların ta kendisi..

Okumadan önce özel güçlere sahip bir kaç insanı konu alıyor sanmıştım ama bir okumaya başladım.Melekler,nefiller,dükler.... Bambaşka bir dünya karşıladı beni.Kitapların güzel yanı da bu değil mi?

Çok akıcı bir kitap.Sınav haftamda bir oturuşta 200 sayfa okumayı becerdiysem bu kitap hem akıcı hem etkileyicidir arkadaş.Anna'yı sevdim.Böyle tatlış biraz saf ama iyi kalpli bir genç kızımız.Kaidan'sa mükemmel derecede muhteşem  "kötü çocuk".Böyle bir asil,bir "senden uzak duramıyorum ama durmalıyım" tavırları.Birden Edward Cullen aklıma geldi neren geldiyse.Onlarında sonu belli gerçi ;)
Yardımcı karakterler de bir o kadar güzel.Jay,Blake,Kope,Marna,Ginger..Kızları pek sevemedim özellikle Ginger'ı

Okuduğum 2. melek konulu kitap olabilir.İlki Fısıltıydı.Of o serininde devamını getiremedim bir türlü.Bak hüzünlendim şimdi.Sadece bir tane melek kitabı okumama rağmen Tatlı Şeytan'da melek kavramının farklı işlendiğini anladım.Bu güzel bir deneyimdi.Ama ben kanat görmek isterdim.Kanat severim.

Bazen olaylar çok hızlı gelişiyormuş gibi geldi.Anna'nın gerçek benliğini kabullenişi veya kitaptaki ilişkiler biraz hızlı olmadı mı? Ya da bana öyle geldi.

Sonu hemen 2.kitabı okumaya itti beni.Ertesi gün Tatlı Tehlike'yi almaya gittim.Ve bu satırları yazarken Tatlı Tehlike'nin yarısında olduğumu belirteyim.

Kapağı hiç beğenmedim yalnız.Kapaktaki mankenler hiç hayalimdeki gibi değil.(Ne zaman oldu ki zaten?)    Kapaktaki kızında kapağı hazırlayanın yeğeni olduğunu iddia ediyorum.

Uzun lafın kısası tavsiye ederim :)

20 Ekim 2015 Salı

5.KMBT||Karanlıkta/Laura Kaye-YORUM+ALINTILAR

5.Kitap Melezleri ile Blog Turundan herkese merhaba! Tur kitabımız Laura Kaye'in Karanlıkta kitabıydı.Fazla uzatmadan hemen konusuna geçiyorum.
 Kitap Adı:Karanlıkta
Orjinal Adı:Hearts in Darkness
Yazarı:Laura Kaye
Yayınevi:Novella Yayınları
Seri Adı:Hearts in Darkness
Seri Sıralaması:1/2

Karanlıkta neyle karşılaşacağınızı asla bilemezsiniz...

İki Yabancı
Makenna James daha kötü bir gün geçiremeyeceğini düşünüyordur; ta ki zifiri karanlık bir asansörde bir yabancıyla mahsur kalana dek. İnce çizgili tayyörünün içinde salınan şık muhasebecinin telefonu çalınca dikkati dağılır ve asansördeki adamda gözüne çarpan tek şey, elinin üstündeki ejderha dövmesidir.

Dört Saat
Kızıl saçlı bir kadın telaşla asansöre binip çantasında telefonunu aramaya başlayınca Caden Grayson keyiflenir. Birden elektrik kesildiğindeyse bu keyif yerini paniğe bırakır. Pirsinglerine, dövmelerine ve korkunç görünümlü yarasına rağmen karanlıktan ve dar alanlardan çok korkmaktadır. Şimdiyse en kötü kâbusunun içinde hapsolmuştur.

Zifiri Karanlık Bir Asansör
Şimdi Makenna ve Caden'ın korkuyla baş edebilmek için birbirlerine yardım etmeleri gerekmektedir. Dış görünüşe dayalı önyargıları olmayınca ne kadar çok ortak noktaları olduğunu fark ederler. Ortamı ısıtan karanlıkta aralarındaki çekim giderek büyür ve havada kıvılcımlar uçuşmaya başlar. Peki ama ışıklar tekrar yandığında da aynı şekilde hissedecekler midir?

"Laura Kaye yoğun bir duygusal atmosfer, tutkulu bir çekim ve eğlenceli diyaloglarla ilgi çekici bir okuma sunuyor. Tek kelimeyle muhteşem, şiddetle tavsiye ediyoruz."
-Manic Reviews-

"Karanlıkta, birbirinden çekici karakterleriyle çok romantik ve şehvetli. Bu kitabı çabucak bitireceksiniz ama kesinlikle tadı damağınızda kalacak."
-Book Wenches-

"Uzun zamandır böyle etkileyici, duygusal ve kahramanların psikolojik altyapısını başarıyla veren bir aşk hikâyesi okumamıştım. Bu kitap beni diğer Laura Kaye kitapları için sabırsızlandırıyor."
-One Good Book Deserves Another-
160 sayfalık bu kısacık hikaye bir asansörde başlıyor.Makenna berbat bir günün ardından bir de asansörde mahsur kalıyor ama yalnız değil.Saatler boyunca mahsur kaldıkları bu asansörde isminin Caden olduğunu öğrendiği adamla yakınlaşmaya başlıyor.Peki,bu özel çekim ışıklar yandığında da devam edecek mi?

Kapaktan başlamak istiyorum.Kapakta dövmeleriyle Caden'ı ve Makenna'yı görüyoruz.En az orjinal kapağı kadar güzel.Ayrıca iç tasarımında da özen gösterilmiş.

Caden'ın klostrofobi yani kapalı alanlarda kalma korkusu var.Makenna onu sakinleştirmek için birbirlerine soru sormaya başlıyorlar.Aralarındaki bu özel çekimde böyle başlıyor.

Kitapta ki en sevdiğim olay aralarındaki aşkın dış güzelliğe değil iç güzelliğe bağlı olmasıydı.Çünkü Makenna asansöre bindiği anda elektrikler kesiliyor ve birbirlerinin yüzünü dahi göremeyecek kadar zifiri karanlığa hapsoluyorlar.Aşkın birbirlerini görmeden tanıyarak doğması hoşuma gitti.

Caden gizemli ve çekici bir adam.Pircingleri ve dövmeleriyle kaplanmış o sert görüntüsünün ardında yardımsever ve yaralı bir adam yatıyor.Makenna ise merhametli ve çekici bir kadın.Yazarın akıcı ve samimi anlatımı kitabı daha da güzelleştiriyor.

Son olarak kitapta +18 sahnelerin bulunduğunu belirteyim.
Novella Yayınları'na çok teşekkür ederiz.

Kadınlar neden bu kadar çok çanta taşıyorlardı ki?
Caden yıpranmış yumuşak kot pantolonunun ceplerine sığmayan hiçbir şeyi taşımazdı.
(Burda kendimi gördüm.)


"Şirkette ki tek kadın benim."
"Ne iş yapıyorsun?"
"Acaba Yirmi Soru Yarışmasında mıyız?"

"Sen kaç yaşındasın?"
Makenna gülümsedi."Öyle olsun." Abartılı bir şekilde iç geçirdi."Yirmi beş yaşındayım."
"Daha bebek sayılırsın."
"Kes sesini yaşlı adam."
Caden bir kahkaha koparınca Makenna sırıttı.